Aşk, Evlilik ve Eş Seçimi

Allah’ım biz kullarını affet.

Aşk, evlilik, eş seçimi konularında yalan yanlış şeyler öğreten filmleri, dizileri, romanları, insanları, şarkıları, dergileri izledik, dinledik, okuduk, takip ettik, onlara yakınlaştık, onlarla dost olduk, paralarımızı, zamanlarımızı da onlar için hiç düşünmeden bol bol harcadık.

Onlara prim verdik, değer verdik, onları yücelttik, sevdik, baştacı ettik.
Yalanlara, yanlışlara, yalancılara ve azmışlara değer verdik, inandık.

Hatta elimizden geldiği veya senin yardımınla gelmediği kadar, uygulamaya çalıştık.

Teşekkür ederiz tüm koruyuşların için.

Ancak senin koruyuşlarını reddedip, yalanlara yanlışlara yöneldikçe acılar da arttı.

Nefislerimiz yalanları, yanlışları ve bu yanlışları, yalanları yaşayanları bize güzel gösterdi.

Onların estetik, yapay, damıtılmış güzellikleri bizi büyüledi, zehirledi.

Bu büyüyü, zehiri, uyuşturucuyu biz de bir bağımlı gibi, artık sıkıcı gelen hayatın dertlerinden kurtulmak için kullandık da kullandık.

Senin yol gösterişlerini, aklımızın kalbimizin uyarılarını, hatta bu konularda iyi-güzel-doğru öğütler verenleri dinlemedik.

Bu konularda konuştuğumuz veya örnek aldığımız veya takip ettiğimiz arkadaşlarımızı bile, ya onlara acıyarak, ya da onların bu konulardaki cüretkarlıklarından, azgınlık ve rahatlıklarından faydalanmak için seçtik, onlara yakınlaştık.

Allah’ım senin gerçeğe dikkat çeken delillerini görmemize rağmen, bu arkadaşlıkları da bu damıtılmış estetik kaynakları kullanmayı da sürdürdük, devam ettirdik.

Sanki onları bırakırsak, hayatımız bomboş kalacak, ya da sanki onlara ihanet etmiş gibi olacağız ve bu ihanet çok kötü bir şeymiş gibi düşündük ve onlara sımsıkı tutunduk.

Hayat onlarsız, sıkıcı, sönük, bomboş, tatsız, duygusuz, heyecansız, neşesiz, mutsuz olacak sandık.

Oysa ki o sırada KENDİMİZE ve SANA ve hayatımızın HER PARÇASINA, gelecekteki eşimize, çocuklarımıza ihanet etmekteymişiz, bunu farkedemedik.

Kendimize, Sana, hayatımızın her parçasına, gelecekteki eş ve çocuklarımıza yaptığımız bu ihanetle, asıl kendimizi sevmekten uzaklaştığımızı, hayatı sevmekten uzaklaştığımızı ve asıl mutsuzlukları, sönüklükleri hayatımıza çektiğimizi ve mutsuz olduğumuzu farkedemedik.

Kendilerine ve bize ihanet eden azmış insanlara sımsıkı sarıldık.

Milyonlarca kişi bu yolda doğrusu bu olmalı dedik.

Duygularımız, nefsimiz coşuyor demek ki bu doğru olmalı dedik.

Duygularını ilah edinenlere uyduk.

Biz de duygularımızı ilah edindik.
Affet Allah’ım.

Biz yaptık. Biz yaptık. Biz yaptık.
Sen affetmeyi çok seversin lütfen affet, affet, affet.

Senin affediciliğini, sevgini örnek alarak biz de kendimizi affediyoruz ve seviyoruz Allah’ım.
Biz de kendimizi affediyoruz ve seviyoruz.
Biz de kendimizi affediyoruz ve seviyoruz.
Biz de kendimizi affediyoruz ve seviyoruz.

Bundan sonra artık biz, aşk, evlilik, eş seçimi konularında SANA sığınmaya, aklımızı kalbimizi dinlemeye, senin gerçeğe dikkat çeken delilerini gözardı etmemeye, iyiden, güzelden, doğrudan yana olmaya.

Yalanlara, yanlışlara, kötülüklere, çirkinliklere, ahlaksızlıklara sana sığınıp, çekinmeden, korkmadan ETKİLİ BİR DARBE vurmaya ve onlardan uzaklaşmaya ve uzak kalmaya karar verip niyet ediyoruz.

Kabul et Allah’ım.
Kabul et. Kabul et. Kabul et.
Şükürler olsun bizden vazgeçmediğin, bizi hep iyiye, güzele, doğruya kılavuzladığın için.

Şükürler olsun Allah’ım.
Şükürler olsun.
Şükürler olsun.
Şükürler olsun.